27 Ekim 2007

monitörüm bozuk yaklaşık 1 haftadır. umarım dönüşüm muhteşem olacak (hele bi monitör iyileşsin de...) ben bilgisayarımı çok seviyorum yaaa böhüğühğühğü -duygu patlaması-

15 Ekim 2007

dinlenesi#2

ılgın hanımlar da yorumunda belirtti ki 10 günlük periyotlar akılda kalıcı olmuyor, herkes için zor. ayın 10unda(10ekim) başladığım için ve haftada 1 şarkı bulmak zor olur be diye 10 günlük dilimler seçmiştim(milli piyango misali). ayrıca istediğim zaman koyarım, 10 günü kimse takip etmediği için 10 gün geçtiydi yahu derim diye düşünmüştüm. amma velakin şimdi bu saçma düşüncelerimden sıyrıldım ve pazartesi günleri yeni şarkı koymaya karar verdim. hem rahatça takip edilebilir, hem ben de bulurum canım bir şarkı kesinlikle. dinlenesi bölümünün 2. şarkısı da yakın zamanda bir çok kişinin tvde rastladığı bir şarkı olan, benim içimi kıpırdatan kanımı kaynatan Disko Partizani. stefan hantel(shantel)'den...
*soldaki video şarkı, sağdaki shantelle röportaj.

10 Ekim 2007

dinlenesi#1

gönderilerin altında yer alan blog'un bu kısmında yaklaşık 10 günde 1 değişecek tavsiye ettiğim bir şarkı bulunacaktır. şimdiki 1 deste günlük şarkımız great white'tan Save Your Love . iyi dinlemeler...
tarih 2 ekim 2007ydi. sabah yine okula gitmek için dolmuşa bindim. dolmuşçu paso sordu. yani pasoyu sordu. gösterdim. ''eski paso o'' dedi hafif agresifçe. biz de bölümcek yeni paso alacaktık zaten, pasoların çıkmasını bekliyorduk. ''tamam daha çıkmadı yeni paso, alacağım'' dedim. sonra bunun tarihi ne zaman bitiyor yahu diye düşünerek pasoya baktım. 1 ekim 2007ye kadar geçerliymiş. adam 1 gün geçti diye binen bütün öğrencilerle uzun diyaloglara girdi. sonraki günlerde de paso sorup eski bu diye ayar veren şoförlere denk geldim. içimden şu yeni pasoyu alayım da dolmuşa bindiğimde eski pasoyu göstereyim, ''eski bu yahu'' dediğinde şşşrrak yeni pasoyu yapıştırayım alnının çatalına. yeni pasoyu aldım alalı paso soran şoföre denk gelmediydim. taaa ki bugüne kadar. bindiğim iki dolmuş şoförü de paso sordu. düşündüğümü uygulama vakti gelmişti. yapamadım. şoför amcaların dumura uğramasını istemedim, istesem de bilmiyorum işte elim varmadı eski pasoya. kıyamadım belki de. bugün bi hanım kızımız da eski paso gösterdiği için paparayı yedi. dedim keşke planımı uygulasaydım. belki yarın yaparım, bakalım bakalım...

06 Ekim 2007

geçenlerde müzik dinlerken, dinlediğim müziği takdir ederken, böyle bir müziği dinlediğim için kendimi sever iken geçmiş bir zaman geldi aklıma. metallica grubuna sadece kulak dolgunluğum olduğu zamanlar o grubun şarkılarını indirmek istediğim bir zaman, emirden grubun güzel parçalarının isimlerini alıyordum. o zamanlar benim gençliğim kadar bilgisayarlar da toydu, hafıza dolabilir diye bütün şarkılarını pcye atmak olmuyordu. bütün parçaları bulduyduydum bir güzel, sevindiydim de. yalnız bir şarkı vardı. bu arada şarkıların isimlerini emirden telefonla öğrenmekteyim.
- olm seydtu bilek diye bir parça yok yahu
- öfff nasıl olmaz mükemmel şarkı kesin indir onu
- tamam da yok abi, tam olarak ne demiştin sen, seydtubilek değil mi
- evettt
- alla alla bulamıyorum yok işte
- kodluyorum bak, s-a-d-e to black işte siyah olm
- (tıkır tıkır) yok işte yahuu. neyse ben iyice bakarım, ben bulamadım heralde.
- tamam ama kesin indir ha
- taam...
ben gencim tabi ingilizce de yok. said to black anlıyorum sonra kodlayınca sade to black anladım, sonraki gün okulda konuşurken yine ben doğru anladım diye düşünüyorum. sonunda fransanın f'si olduğunu hem ben anladım, hem de emir sorunun o harf olduğunu anladı. o günün sonunda o şarkıya da kavuştuydum. şimdi artık nacizane müzik kültürüm ve ingilizcem var. çok şükür..