11 Mayıs 2008

sn. onur bey , selekler çarşısı yanında asılmış olan şiire dikkatimi çekti. şiiri aynen yazıyorum :
- - -
yeşiller azaldı
betonlar çoğaldı
meydanlar ufaldı
caddeler daraldı
trafik azaldı
yaşamak çok zorlaştı
amma
genelde güzeldir antalya
x
akdenizi kurutan yok
torosları deviren yok
plajları götüren yok
falezler şimdilik ayakta
genelde güzeldir antalya
- - -
bu şiirdeki 'genelde' yazan kısımların gerçekten 'gine de' olmadığına dikkatlice bakınca içimdeki gülme tomurcukları büsbütün patladı. eve gelince şiiri internette buldum. meğerse şiirin aslındaki söz 'gine de' imiş. hatta şiirin adı 'gine de güzeldir antalya' imiş. ama bu gine, ülke olan gine değil tabi (öf) şiir tarık akıltopuna aittir. ayrıca genelde yerine gine de de yazsa, şiir komiktir, ahuhahua diye yarılmalıktır .
ek olarak bu türdeki tek şiir bu değildir , devamı için

04 Mayıs 2008

pişt

fazla laf atılası bir insanım sanırım. herkese olur mu bilmiyorum. dün galatasaray forması aldım, o elimde arkadaşım onur beylen gezinmeye başladık. önce bir kafede sakallı uzun saçlı görevli abi "aaa taraftar forması mı kaça aldın?" diye meyletti. müşterilerin huyuna gitmek, emperyalizm, satış pazarlama müşteri memnuniyeti gibi şeyler kafamızda dönse de samimiydi sanırım o abi. daha sonra başka bir abi de geldi(o da orada çalışanlardan). bir arkadaşı duyacağı şekilde "bana da birileri alacaaaadı da, hatta şort çorap takım halinde borçları vardı da, ne zaman alır bilemem" diyerek formamı alıp üstüne tutaraktan konuştu. derbi iddiasını kazanmış. daha sonra dolmuşa atladım başka bir yere gittim. iner inmez yanımdan inen, abi vasfından biraz daha büyükçe biri "galatasaraylı mısın" dedi. afallayarak "hehe e-evet" dedim. "ben de beşiktaşlıyım" derken elindeki torbayı gösterdi. kartal yuvası torbası içinde muhtemelen forma vardı onun da. gülümsedik ve o hızlı adımlarla uzaklaştı. daha bitmedi bi de şurda şöyle oldu demek isterdim ama olmadı. sonuncusuna şaşırdım ama ben, öyle bu kadarcık mıydı gözleriyle bakmayın ekrana, üzmeyin beni. kehkeh

televizyadan

* * * "bakalım mahmut tunceri güldürebilen biri çıkabilecek mi ?" mahmut tuncer showda rastgeldiğim bir durumdu bu. yaklaşık 5-6 kişi somurtan mahmut tunceri güldürmeye çalışıyorlardı. sanırım o kısmın en adlandıramadığım, mantığıma oturtamadığım kısmı mahmut tuncerin ayakkabısının çıkarılıp ayağına dokunarak gıdıklamaya çalışılmasıydı(neden sorusunun cevabını anlamlandıramadım yani aklımda). öff anlatamayacağım daha, yaşamak lazımdı.
bir kaç dakika sonra kanallar taranırken (zaplamak) tekrar mahmut beye rastgeldim. evlenecek bayanın ailesinden izin belgesinin gelmesi bekleniyordu. gelmedi. canlı yayında evlilik gerçekleşmedi. o yaşta kızın evlenmesinin mi , canlı yayında hayır işler gibi gösterilmesinin mi , daha nesinin . . . (bilerek çok saçma bir cümle kurdum çünkü cümlenin sonu çok sert bitebilirdi , ortamı germek istemedim , blogumun formatı bu değil ;p)
* * * tvdeki evlendirme programında kapalı gençlerimiz geliyor , talipleri de geliyor tabi. anlayamadığım, pek bir şey gözükmüyor, arada bayaa kumaş var, içinden ne çıkacak kim bilir. yanlış anlaşılmasın yorum yapmıyorum da duruma anlam veremediğimi belirtmek istiyorum.
* * * çocuk-bebek sesiyle yapılan şarkılar veyahut çocuk-bebek seslendirmeleri içeren reklamlardan hiç hoşlanmıyorum, hatta irrite olup tiksiniyorum. çok vıcık vıcık ve fazla yapmacık geliyor sanırım. çocukları fazla bilgisiz gösteriyorlar çoğu zaman. bana öyle geliyor yani. arada bir (evy babyden gomutanım gibi) sevdiklerim de çıkıyor. hatta sadece bunu begendim de diyebilirim. acaba bu tür reklamlarda ay şu çocuk çok tatlııı, ay çok saf yerim ben bunuu falan diyen, bu reklamları seven var mı? varsa söyleyin, merak ediyorum yani, varsa iyi yapıyorlar bir şey dediğim yok. bu reklamları seven yoksa yapmasınlar ;p ama bence canlı canlı tatlı çocuklar gibi şirin olmuyor hiç bir reklam(anlatım bozukluğu olsa da siz anladınız).

03 Nisan 2008

gitmek istediği yere gidecek dolmuş yerine aynı numaralı olup gitmek istediği yerden gelen dolmuşa binmeye hamle eden teyzenin dramı :
şoför - soğuksu'ya gitmez bu teyze, karşıdan binicen .
teyze - nepçim 9 numara bu !
- - - son - - -

29 Mart 2008

>>> . . . ancelina coli, haamile .
işsiz sayısı artıyor haabire . . . öfff yapmayın ya , yaratıcı ve tatlı şeyler yapamıyorsanız yapmayın kardeşim. neredeyse korkacağım reklamdan .
>>> karadenizli fırıncı hasta ve dr. hocam arasında efor testindeki diyalogdan bir kuble:
(hasta koşu bandında yürürken) dr. - eveet, büyüük adımlar atıyoruz . komşu fırına çook yaklaştıık. çok güzeeel. usulca ilerliyoruuz.
(hasta hızlıca koşarken uzun bir sessizlik olur, hastanın önündeki duvarda nehirli bir tablo vardır) dr. - nooldu, memleket mi geldi aklına, benziyor mu sizin oralara . . .
ehik ehik ehikeke
>>> eczanemizin nöbetinde viyagra isteyen bir hasta geldi. gizlice istedi annemden. kalabalık içinde duyulmasını istemiyordu belli ki. annem viyagra kutusu olan yere uzanamadı, bana söyledi, ben alırken kalfa hızlıca alıverdi. fiyatına baktı "bunu isteyen kimdiieee, şu kadar liraaa" diye çığırdı. ezcanedeki herkes öğrenmiş oldu. hüzünlendim . . . kehkeh

28 Mart 2008

şahanda yumulta

dün şahanın eski bölümlerinin tekrarında metin tok'un Amsterdam'da olduğu bölümü izledim ve bol bol kopma tarzında güldüm. metin tok'un mutlu gay(gey) çiftlere yazdığı şiirini sizlerle paylaşmak istedim :
canımdaki gay gibisin
içimdeki şey gibisin
bilmem ki ney gibisin
sen benimsin, gay çiçeğim

24 Mart 2008

şen görevliler

8 kişilik klinik pratik grubumuzun hocası dr.umuz gelmemişti yani gecikti. biz de servisin sekreterine bir soralım dedik. ca, er, ben gittik sekreterin oraya. sekreter hanım yanında arkadaşıyla geyiğin dibine vuruyorlardı muhtemelen. neyse girdik konuya:
ca - bizim pratiğimiz vardı da dr. halit cavid bey nerde?
sek - dr. halit cavid kim ya? (yanındakiyle bakışıp kopan)
biz - . . .
sek - dr. halit beyin nerde oldugunu bilmek zorunda mıyım ben . . (tekrar yanındakine bakan , kopan)
ca - yani az önce dr. emre beyin nerede olduğunu söylemiştiniz de
sek - mmm . . o zaman arayın onu . bak şu danışmadan arayın
biz - mmm iyi madem (homur homur) (sekreterin şen olmasına da tebessümle yaklaşan)
sek - ya da bi güzellik yapayım size burdan arayayım (tıkır tıkır telefonun tuşlarına basan ve ca'ya telefonu uzatan)
ca - doktorla mı konuşucam (hafif tırsak ifade)
sek'in arkadaşı - ayy korktu bu yanındakine ver bakalım o napçak (bakışıp tekrar kopanlar)
ca - yok bee sekreteri mi çıkıcak kendisi mi diye sordum . . (telefon aranmıştır)
ca - alo hocam . . bizim pratğm . . . evet . . . tak!(hocanın telefon kapatma sesi, ki ben dışardan duydum)
ert , ben - noldu abi ne diyo
ca - anlamadım ki
ert , ben - hohaosoıhudhılausdhıdshhaıha, e abi napçaz
ca - takılın gelicem ben dedi galiba
ert , ben - takılın mı dedi dfhuaıuadhuıhhdhaı
ca - sistolik gibi bir şey dedi diye anladım abi bi de
ert , ben - thutuhthusuygSYlsdkmdds
ca - beklicez abi beklicez bence . . .

evet , bekledik ve hoca geldi . . . mutlu son

pratikte kek

pratikte 3 stj.dr. olarak hastanın öyküsünü alırken, yakınının bana doğru kek uzatması:
- buyrun, kek yiyin
- (bi süre sessizlik) mmm iş üstünde kullanmıyorum . . . (kısa bi es) hehöhe (yavşak gülüş)
- alın alın kendim yaptım
- ha o zaman alak yıh yıh (birer dilim hüpletenler)
espriyi açıklayan insan : etik kriter uygulaması gibi oldu yani , hastadan öykü alınırken kek vb. yenilemez fakat ev yapımıysa yenir , gibi . . hahah

01 Mart 2008

faranjite sesleniş , can'a serzeniş

Boğazımda bir şeyler düğümlenmeye başladı
Elleh belenı vermeye can
Kuru kuru öksürükler akabinde patladı
Elleh belenı vermeye can

Ağzını kapa da öksür dedim di mi
Elleh belenı vermeye can
Kaptık galiba şifayı iyi mi
Elleh belenı vermeye can

Neyseki bünyem dirençli, sağlam
Öksürük de kesilir, şu ilacı ağzıma atsam
Ama yine de tekrarlamadan duramıycam
Elleh belenı vermeye can . . .

28 Ocak 2008

geçen yıldan finale kadar söz tırtıkları

- ya şu derse giren iyi hocanın adı neydi
- akif hoca
- aaaakif hoca mı?? akif hoca bizim en değerli öğretmenlerimizdendir . . .
(hababam sınıfında akil hoca repliğini hatırla)
* * *
tikak tikak tikaaak , çaaaak!!! aaaooww (filede)
(masa tenisi)
* * *
- amaaağnn
- hööaaa
(mavi boru reklamı)
* * *
- 43 numaralı not var mı?
- . . .
- yok mu? 37 çıktı mı?
- . . .
- cevap versene yahu. neyse ben hepsini alayım. ya da dur şöyle yapiim. oğğfff bende hangisi yoktu ki . . .
(fotokopide)
* * *
- akif hoca çok zor sormuş yaaa
- aaaaakif hoca mı?? akif hoca bizim en degerli öğretmenlerimizdendir . . .
* * *
- ya şimdi ben bu sınav nasıl olacak onu bilmiyorum, bu konuda beni bilgilendirseniz
* * *
- çok mu şık olduk yeaaa
- hee adama benzedik
- kravat var yaaa en basssidinden
* * *
- amaağn!!
- çok abartıosun yeaaa
* * *
- olm gitmiş ya sakallar, abooo favoriler de yok
- oglan çocuğu teması işledim abi
- puhaa bu ne yaa
- sus len
* * *
- yılbaşı ne yapcaz yeaaaa
- size gelecez sen gelme istersen
- hadi ya ben o olmaz sanmıştım hıhaho
* * *
- (göbeğini tutarak) ho ho hooowww
* * *
- öfff hepsi çirkin
- bak gene. Allah'ın güc...
- tamam yaaa ama napiim. bakımsız diyim o zaman.
* * *
- düşünüüyorum düşünüyoruuum, aaadetaaa . . mmm . . hah kukuman kuşu gibi
- kukuman di mi en bassidinden , ho ho hoooww
* * *
- şu güne kadar şu komite bitse bile anca yetişir en basSsidinden
- orası öyle en bassidinden
* * *
- çaaaakkk!!!
- hopaaaaaağ
* * *
- Allaaaah , Allah ayırmasın sevenleri . . .
* * *
- rakı yok mu yeaaaa
- votka var bayaa al iç
- o ne beee ben içmem onu. rakı yok mu yeaaaa
- bak şu bardakların dibinde var biraz
- rakı yok mu yeaaa
- iyi bi küçük alalım . . .
* * *
s- orçun! can! koşun olm!!!
ö- serkan bagrıyor ya bişi mi olmuş gidin bakın
o- nooldu???
s- hadise çıktı ooolum gelin layn!!!
0- tamam. koş koğşşş
* * *
- şoooovvv (işaret parmağını havaya kaldıran)
* * *
- yeni yılınız kutlu olsuuunn
- (istif bozma) mmm . . . sizin dee
* * *
(victoria's secret fashion show)
- abi şimdi bunlar da insan mesela
- he yani mesela. seal da insan ama mesela
- ha abi onu diyorum. onlar gitse(seal gibiler)
- biz de gideriz belki o zaman
- haaa yok biz kalalım bi de bunlar kalsın
- hohahoha
* * *
her şeyi ezberleyesim geliyor, alışkanlık olmuş
* * *
(sınav)
- teyze soyunman lazım üstünü. muayene edecegim
- hepiciini mi
- yaani
(bi gıdım açan)
- teyzeecim biraz daha lazım
- . . .
- hocam yaaa açmıyor
- açar açar
- teyzecim hadi yaaa
(bi gıdım milim daha açan)
- offff çattık yaa, senin yüzünden hocayla da papaz olduk ya hayırlısı (içimden tabi)
* * *
- akif hoca finalde kolay sorar inşallah
- aaakif hoca mı?? akif hoca bizim en degerli hocalarımızdandır . . .
* * *
- salla kankaa yaaa, ne kadar zor olabilir ki 5 şıkı var en basssidinden
* * *
- şov üstüne şooovv
* * *
- neydi onun başı yaaa
- söndüü . . .
- yok yaa o 2.nci
- nırım nırım neydi yahuu
- mmm...
- dur dur hatırlıcak
- mmmm...
- hömmss nırım nırım...
- hoah buldum. sorma! derdim nedir diye, sorma!
- hah. oh beee . . .
* * *
- bu migrosun bi hizmeti mi, kasap teyzenin bi kıyağı mı ?
- kasap teyzenin bi kıyağı .
* * *
- sen 65 almışsın
- aaa ben mi
- evet 65. yazarken gördüm
- gulpp(yutkun) sen mi gördün, dur gitmee gitmeeee , güzelsin sen gitme (içimden tabi)
* * *
- akif hoca bile zor sormuş yaaa en bassssidinden
- aaaakif hoca mı?? akif hoca bizim en değerli hocalarımızdandır . . .
- öfff
- çok zevkli oluyor amaa . . . hahA
* * *
- hauahuhaha
- keheheueheu
- tısıtısısısıs
- kirkikirikik
- yıhyıhıyıh
- ho ho hooowww
- ahuhaha... ayh... çok güldük çok ağlıcaz . . .