09 Aralık 2007

dinlenesi#5

bu sefer enteresan bir şey buldum onu dinlemenizi tavsiye edeceğim. aslında çok fazla megadeth koyasım vardı buraya akustik versiyonlardan falan, onları ararken buna rastladım. Lucretia parçasının konser öncesi ısınma için çalınmasını gelin seyreyleyelim . . . . .
* şarkının aslını da dinlerseniz bir yerden, nasıl aynen çaldıklarını görüp...ıııı hoşunuza gidebilir yani öyle ;)

01 Aralık 2007

dinlenesi#4

romauzun süredir müzik dinletisine ara vermiştim. çok güzel bir ezgiyle kulağımızın pasını giderelim a dostlar :) bıçak sırtı dizisinden Aşk parçası . . . . .

30 Kasım 2007

yaşamdan tatlar

- şurdaki yaklaşık 20 kızın %80 çirkin ha
- çirkin deme Allah ın gücüne gider
- tamam
. . . . .
- günü gününe çalışsan derslerin bu kadar birikmezdi
- günü gününe çalışsam dersler zaten birikemezdi. bu bir buluş değil ki. daha yaratıcı olmak lazım.
. . . . .
- adaçayı yok mu yahu, gaç gündür adaçayı yok bah geliyorum gidiyorum koymuyorsunuz. başka şeyler içiyorum mecburen
- adaçayı var mıydı yahu şurda. aa varmış, al baken.
. . . . .
- bi su
- sıcak su mu
- normal küçük su. sıcak suya para mı alıyorsunuz
- suya değil de bardağına para alıyoruz
- bardak ne kadar
- sıcak su mu istiyorsun
- hayır
- bardağı niye soruyorsun
- hiiç merak ettim.
- güleyim mi
- yo
. . . . .
- masa tenisi boş mudur acaba?
. . . . .
- yemin etmek Allah yok demek mi yahu
. . . . .
- hocam sınav kaç puan
- bilmiyorum ben

- hocam sınav kaç puan
- bilmiyorum

- hocam sınav kaç puan
- bana sormayın ben bilmem

- hocam sınav kaç puan
- puanını bilmeden sınava mı giriyorsun çekirge
- kimse söylemedi ki yahu
. . . . .
- ben senden ders notlarını alacam fotokopi çektircem
- tamam.
- (fotokopide) borcum ne kadar efendim
- 5.75 ytl
- ben senden borç da alacam.
- tamam....

10 Kasım 2007

dinlenesi#3

geçen beyaz showda dinlediğim Yağmur şarkısını pek beğendim, çok ılık bir parça. bertuğ cemil isminde naif bir delikanlı söylüyor, biz de dinliyoruz . . .

bozuk monitörle beyin kemirgenleri

- monitör bozuldu da ben içini açıp bakayım bi tel neyin çıkmıştır falan hallederim tozunu neyin alırım (çok önemsememe)
- (sonraki gün eve gel, tam monitörün vidalarını açacakken arkasındaki yazıyı farket) cihazın içinde kullanıcının tamir edebileceği parça yoktur ! aa bana demiş, yıh yıh (vazgeçen)
- (ben laptopa modemi bağlarım hallederim internete girme sorununu diye düşün, kablosuz internet ayarları olan laptopu kabloluya adapte edememe) neyse yarın açayım bari monitörün içini
- (monitörü açan) piuwww ne toz yapmış yahu, monitörün arkası hele topak topak toz yumakları, tozak tozak maşallah (tozlara şaşırıp kelime türeten, kopuk bi kablo bulamayıp mönitörü kapatan)
- (abisinin 'monitörü açıp baktın mı hallettin mi' sorusunu alan) yok ya parçalar yerli yerinde aslında ('hangi parçanın nerde olacağını biliyor musun lan' cümlesine maruz kalan) yoo, bilmiyorum, ehik!
- internete giremesem de fm oynarım laptopta, bilgisayarsızlığı hissetmem yahu
- (abi youtubeda şunları şunları izle ya çok acaip . . .) benim monitörüm bozuk
- (abi şu soruları yazsana pcde, bilgisayarın vardı değil mi?) benim monitörüm bozuk
- feysbukum ne alemde acaba?
- bloğa ne zaman yeni şarkı koyabileceğim?
- (annesi 'şu sayısal loto ve milli piyango sonuçlarına bakıver internetten' diyen) benim monitörüm bozuk
- ne forwardlar birikmiştir ha
- öff fm de sıktı yaa abem monitörü ne zaman alır acaba
- feysbukta neler oluyor acaba?
- (eski cdlerdeki parçaları dinleyen, pcdeki şarkılardan mahrum kalan)
- monitörünü verene şu cebimdeki 10 milyonu basarım. trink! keeaaş!!!
- internet olmayınca çet de olmuyormuş
- (laptopun kablolu internete uyumunu sağlamayı netten bakarım diye düşün) benim monitörum bozuk
- (abisi 'bugün çıkam da alam monitörü' diyen, gözleri parlayan)
- (abisi yeni 2. el monitörü kucaklamış getiren, gözleri sevinçten dolan) böhüğühğhühühğüüaa kavuştuuğğmm sonunda nazlı monitör, zalım internet . . . . .

27 Ekim 2007

monitörüm bozuk yaklaşık 1 haftadır. umarım dönüşüm muhteşem olacak (hele bi monitör iyileşsin de...) ben bilgisayarımı çok seviyorum yaaa böhüğühğühğü -duygu patlaması-

15 Ekim 2007

dinlenesi#2

ılgın hanımlar da yorumunda belirtti ki 10 günlük periyotlar akılda kalıcı olmuyor, herkes için zor. ayın 10unda(10ekim) başladığım için ve haftada 1 şarkı bulmak zor olur be diye 10 günlük dilimler seçmiştim(milli piyango misali). ayrıca istediğim zaman koyarım, 10 günü kimse takip etmediği için 10 gün geçtiydi yahu derim diye düşünmüştüm. amma velakin şimdi bu saçma düşüncelerimden sıyrıldım ve pazartesi günleri yeni şarkı koymaya karar verdim. hem rahatça takip edilebilir, hem ben de bulurum canım bir şarkı kesinlikle. dinlenesi bölümünün 2. şarkısı da yakın zamanda bir çok kişinin tvde rastladığı bir şarkı olan, benim içimi kıpırdatan kanımı kaynatan Disko Partizani. stefan hantel(shantel)'den...
*soldaki video şarkı, sağdaki shantelle röportaj.

10 Ekim 2007

dinlenesi#1

gönderilerin altında yer alan blog'un bu kısmında yaklaşık 10 günde 1 değişecek tavsiye ettiğim bir şarkı bulunacaktır. şimdiki 1 deste günlük şarkımız great white'tan Save Your Love . iyi dinlemeler...
tarih 2 ekim 2007ydi. sabah yine okula gitmek için dolmuşa bindim. dolmuşçu paso sordu. yani pasoyu sordu. gösterdim. ''eski paso o'' dedi hafif agresifçe. biz de bölümcek yeni paso alacaktık zaten, pasoların çıkmasını bekliyorduk. ''tamam daha çıkmadı yeni paso, alacağım'' dedim. sonra bunun tarihi ne zaman bitiyor yahu diye düşünerek pasoya baktım. 1 ekim 2007ye kadar geçerliymiş. adam 1 gün geçti diye binen bütün öğrencilerle uzun diyaloglara girdi. sonraki günlerde de paso sorup eski bu diye ayar veren şoförlere denk geldim. içimden şu yeni pasoyu alayım da dolmuşa bindiğimde eski pasoyu göstereyim, ''eski bu yahu'' dediğinde şşşrrak yeni pasoyu yapıştırayım alnının çatalına. yeni pasoyu aldım alalı paso soran şoföre denk gelmediydim. taaa ki bugüne kadar. bindiğim iki dolmuş şoförü de paso sordu. düşündüğümü uygulama vakti gelmişti. yapamadım. şoför amcaların dumura uğramasını istemedim, istesem de bilmiyorum işte elim varmadı eski pasoya. kıyamadım belki de. bugün bi hanım kızımız da eski paso gösterdiği için paparayı yedi. dedim keşke planımı uygulasaydım. belki yarın yaparım, bakalım bakalım...

06 Ekim 2007

geçenlerde müzik dinlerken, dinlediğim müziği takdir ederken, böyle bir müziği dinlediğim için kendimi sever iken geçmiş bir zaman geldi aklıma. metallica grubuna sadece kulak dolgunluğum olduğu zamanlar o grubun şarkılarını indirmek istediğim bir zaman, emirden grubun güzel parçalarının isimlerini alıyordum. o zamanlar benim gençliğim kadar bilgisayarlar da toydu, hafıza dolabilir diye bütün şarkılarını pcye atmak olmuyordu. bütün parçaları bulduyduydum bir güzel, sevindiydim de. yalnız bir şarkı vardı. bu arada şarkıların isimlerini emirden telefonla öğrenmekteyim.
- olm seydtu bilek diye bir parça yok yahu
- öfff nasıl olmaz mükemmel şarkı kesin indir onu
- tamam da yok abi, tam olarak ne demiştin sen, seydtubilek değil mi
- evettt
- alla alla bulamıyorum yok işte
- kodluyorum bak, s-a-d-e to black işte siyah olm
- (tıkır tıkır) yok işte yahuu. neyse ben iyice bakarım, ben bulamadım heralde.
- tamam ama kesin indir ha
- taam...
ben gencim tabi ingilizce de yok. said to black anlıyorum sonra kodlayınca sade to black anladım, sonraki gün okulda konuşurken yine ben doğru anladım diye düşünüyorum. sonunda fransanın f'si olduğunu hem ben anladım, hem de emir sorunun o harf olduğunu anladı. o günün sonunda o şarkıya da kavuştuydum. şimdi artık nacizane müzik kültürüm ve ingilizcem var. çok şükür..